MENÜ
Yurt Dışı Eğitimde Son Haberler

Köstence   Romanya  /   /  Köstence

Kısa Bilgi


Köstence, Romanya'nın Dobruca bölgesinde, Karadeniz kıyısındaki en büyük liman şehri. Şehirde önemli bir Türk - Tatar azınlık varlığını devam ettirmektedir. Şehirde yaşayan çingenelerde Türkçe konuşmaktadırlar. Yörede Maden suyu kaynakları vardır.Ayrıca deniz banyosu yazın pekçok turisti çeker.Ana yerel endüstri tannen asidi ve petrol tamburası üretimidir.Özellikle Mamaia kuzeyde sahil dinlenme yeridir.



Etnik Yapı

Romen(%92,2)Tatar(%2,8)Yunan(%0,17)Türk(%2,9)Bulgar(%0,01)Yahudi(%0,01)Roman(%0,95)

Tarihi

Köstence (Constanta) yaklasık 120.000 yillik, Paleotik Dönemden kalma bir şehirdir. Arkeolojik kazilardan sonra Neolotik, Tunç ve Demir çaglarina ait kalintilar bulunmuştur. Köstence bu ozellikleriyle bölgenin en eski yerlesim birimidir.
Antik Tomis-Constanta Kalesinin kuruluşuna kadar uzanan zamanda önemli tarihi sahnelere tanık olmuştur. (Pontus Euxinus bolgesi (M.Ö 7. ve 5. yy da)). Yunan kolonileri Köstenceye uzanarak yerlesim alani kurdular. Ilk kez burada emporion gotik yerlesimi kurdular (M.Ö 4. ve 3. yy).
M.Ö 3. ve 1. yy da liman kenti olmasiyla birlikte şehir planlamasıyla sürekli gelişti ve önemini korudu.
M.Ö 1. yy da alt Tuna ve Karadeniz arasinda kalan bu bolgeye Romenler yerleşmeye başladilar. Romenler bölgeyi jeopolitik ve ekonomik yönden gelistirerek bölgenin kültürel ve sosyo-ekonomik yapısını da böylelikle ilerlettiler. Mükemmel sehir planlamasi ve aktif bir liman kenti olmasiyla gittikce güclendi.
Ünlü şair Publius Ovidius Naso, 8 yil boyunca burada sürgün hayati yasadi. (M.S 8-17 yy )
Romenlerin barış dolu hayatı barbarların bölgeye istilalarına kadar devam etti. (3.-4. yy). Şehir, istilalara karşı direndi ve Roma İmparatorluğu süresince Dobruca önem kazandı. Bu süreç Romenlere birçok zor anlar, dramatik olaylar ve durum değişiklikleri yarattı. Tomis ( Roma-Bizans Dönemi’nde) oldukça önemli bir hristiyanlık merkeziydi. Hristiyanlık Saint Apostle Andrewle birlikte papalık merkezi oldu. Ayrıca şehir 5. ve 7. yy da ekonomik ve askeri yönden güçlenerek Hunların, Slavların, Bulgarların, son Tatarların ve Türklerin bu bölgeye göç etmesine yol açtı.
Barbarların istilalarıyla birlikte şehir, tahrip olarak daha çok kırsal yapıya dayanır oldu.
10. ve 13. yy da şehir önceki gelişmişliğine bağlı olarak tekrardan önem kazanacak ve tekrardan liman kenti olarak değerini koruyacaktı. O dönemlerde denizcilik İtalyanların egemenliğindeydi.
14. yy da Osmanlı İmparatorluğu bu bölgede etkisini göstermeye başladı. Dobruca ve Köstence 15. yy’dan başlayıp 19. yy’a kadar süren savaşlarla Osmanlılar’a bağlandı. 1877-1878 yılları arasında süregelen Bağımsızlık Savaşıyla Dobruca tekrardan Romanya’nın sınırlarına geçti. Bu sonuçla Dobruca gerçek gelişimine başlamış oldu. Romanya Kralı Carol I‘in tabiriyle Köstence liman kenti olması nedeniyle Romanya’nın kalbiydi.
1890-1895 yılları arasında ünlü Romen mühendis Anghel Saligny Avrupa’nın en uzun dünyanın ise 3. uzun köprüsünü inşa etti. 1985-1909 yılları arasında Köstence limanı büyük bir yeniden yapılandırma projesiyle modernleştirildi. Bir çok ülkeden 100 lerce geminin uğrak yeri haline gelen liman böylelikle güçlenmeye başladı. Ayrıca yine bu dönemlerde şehrin altyapısı kurularak karayolları ve demiryolları yapıldı. Güzel dizaynlara sahip binalar inşa edildi.
1.Dünya Savaşı (1914-1918) boyunca Köstence, Almanlar ve çoğunlukla Bulgarlar tarafından harap edilerek görkemli dönemine son noktayı koydu.Mayıs 1918 deki Bükreş antlaşması madde 10.b.(Antlaşma hiçbir zaman Romanya tarafından onaylanmadı)Köstence merkez güçlerin(Alman,Türk,Bulgar) konrolu altında kalıyordu. Şehir birleşik orduların Yunanistan'daki başarılı saldırıları sonucu Bulgaristan'ın savaş dışı kalmasıyla özgürlüğüne kavuştu.
2 savaşın arasındaki dönemde (1918-1940 yılları arasında) Köstence liman kenti olmasına dayanarak ekonomik ve ticari ilişkilerini tekrardan güçlendirdi. Köstence ülkedeki tüm denizcilik faaliyetlerinde %70 pay aldı. Bu dönemde Köstencedeki tersane en güçlü dönemini yaşayarak bölgenin en girişimci unvanını ve en çok istihdam yaratma olgusunu kazandı.
Ne yazık ki 2. Dünya Savaşıyla birlikte Köstence tekrardan sahip olduğu güçleri kaybetti. Sovyet Işgalciler tarafından Romen donanmaları yokedildi ve liman işgalciler tarafından yönetilmeye başlandı. Köstence limanının öneminden dolayı bölgede komunist rejim uygulanmaya başlandı. Şehir, Sovyet endüstrileşmesiyle özellikle 1960-1975 yılları arasında gelişti. Tersane geliştirildi (150.000 gemi), ticari filolar arttırıldı (1985’de 250.000 civarı gemi), birçok fabrika açıldı ve özellikle deniz kenarları turistik amaçlı geliştirildi. Aralık 1989’dan sonra Köstence Bükreş’ten sonra Romanya’nın en önemli 2. şehri olarak yerini korudu ve şehir gelişim arayışları içerisindedir.
 

Coğrafi Yapı

Yörede Maden suyu kaynakları vardır.Ayrıca deniz banyosu yazın pekçok turisti çeker.Ana yerel endüstri tannen asidi ve petrol tamburası üretimidir.Özellikle Mamaia kuzeyde sahil dinlenme yeridir.

Konuşulan Dil

Romence, Türkçe

Yüzölçümü

124,8km²

Nüfus

310.471 (2002)

Şehir Hakkında

Romanya'nın Dobruca bölgesinde bulunan Köstence, ülkenin Karadeniz kıyısındaki en büyük kenti. Ülkenin sahil başkenti olarak bilinen Köstence, 6. yüzyılda Yunanlı göçmenler tarafından kurulmuş ve Romalıların egemenliğinde gelişmiş.

Köstence (Constanta) ismini Roma İmparatoru Constantin'den alan kent, ikinci adı olan Tomis'i halen kullanıyor. Kente 15 yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlılar hakim olmuş. 1877- 1878 yılları arasındaki Bağımsızlık Savaşları'yla bölge Romanya sınırlarına dahil oldu. Liman kenti olması nedeniyle hızlı bir gelişim gösteren Köstence, 1. ve 2. Dünya Savaşı sırasında yıkımı uğradı. İkinci Dünya Savaşı'ndan itibaren Sovyet Komünist rejimi altına giren kent, altyapı açısından gelişme gösterdi. Tersaneler, demiryolları ve fabrikalar kuruldu, filolar oluşturuldu. Kentin sahilleri turizm için de uygun hale getirildi. Son yıllarda turizm merkezi bir kent görümüne bürünen Köstence, önemini her geçen gün arttırmaktadır

Nüfusu 500 bini bulan Köstence'de Romen uygarlığının yanı sıra, ulusal azınlıklar olarak tanımlanan Tatarlar, İtalyanlar, Yunanlılar ve Türkler de yer alıyor. Ama Köstence, Türkler için diğer azınlıklara göre çok daha büyük önem taşıyor. 1938 yılında Romanya'dan Türkiye'ye göçmen olarak gelen Türkler, yakınlarına işte bu liman kentinde veda etmişler. Resmi dil olarak Rumence'nin konuşulduğu Köstence'de yaygın olarak Türkçe ve İtalyanca'ya da rastlanıyor. Şehrin özellikle kırsal kesimlerinde hala Eski Türkçe konuşan Türkler yaşıyor.
 

İklim ve Bitki Örtüsü

Köstence tipik olarak Akdeniz iklimi benzeri olup farklı dört mevsim içerir. Yazlar sıcak kurak ve güneşli Temmuz sıcaklık ortalaması 23° C dir.Köstence,iç bölgelerde sıkca bulunan sıcak günleri nadiren yaşar.Karadeniz'in ılıman etkisinden dolayı.Yaz Haziran 15 de başlar ve Eylül'ün sonuna kadar devam eder. Ve oldukca ılıkdır.Geceler hala tropikaldır(ısı 20° C nin üzerindedir),Eylül ayının on günlük ortalamasında.Eylül,Haziran ayından daha ılıktır.Karadeniz'in ısıyı yığmasından dolayı.İlk don olayı Kasım ayının 19'unda vuku bulur.Kış daha ılıktır,Romanya'nın güneyindeki şehirlerle kıyaslandığında.Çok az kar olur fakat hava çok rüzgarlıdır.Bu nedenle hoş değildir.Kış iç bölgelerden çok daha sonra gelir.Aralık'ta hava sık sık yumuşaktır.Isı 12 °C ye ulaşır.Ocak ayı ortalama sıcaklığı +4 °C dir.İlkbahar erken gelir fakat çok serindir.Nisan ve Mayıs ayları Karadeniz sahilleri en serin yerdir Romanya'da.

Kentte Yaşam

Oldukça zengin olan Romen mutfağı, özellikle köylerde geleneksel yapısını koruyor. Misafirler, ev sahipleri tarafından tuz, ekmek, bir bardak şarap ya da erik rakısıyla karşılanıyor. Lahana sarması, mitiei (bol sarımsaklı ızgara köfte), mamaliga (mısır unu lapası), tokitura (et yemeği) ve balık en çok tüketilen yemekler arasındadır.

Börek, krep süzet ve bir çeşit kek olan kozanak (paskalya çöreğine benzeyen kek) da oldukça sevilir. Romanya bağcılık ve şarapçılık açısından da oldukça gelişmiş durumda.
 

Konaklama

Köstence de konaklama imkanları  yurt konaklaması ve ev kiralama şeklinde olmaktadır. Yurt konaklaması yada ev kiralama seçenekleri hakkında daha fazla bilgi için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Toplu Taşıma

1895 deki Bükreş demiryolunun açılmasıyla,(Tuna'yı Cernavoda daki bir köprüyle geçen) Köstence'ye hububat ve petrolde hatırı sayılır bir büyüklükte transit ticareti getiriyordu.Kömür ve Kok kömürü geniş bir şekilde ithal listesi başındaydı.Bunları makineler,demir malzemeler,pamuk ve yün iplikleri takip ediyordu.Köstence'yi Bükreş'e bağlayan A2 transit yolu hemen hemen tamamlanmakta olup,halen Bükreş'ten Cernavoda ya çalışmaktadır,2008 yılına kadar Köstence'ye açılacaktır. Köstence limanı girişinde bir feneri olup,dalgakıran tarafından korunmaktadır. Kuzey rüzgarlarından iyi korunur.Fakat güney,güney doğu ve güney batı rüzgarları bazen hayli tehlikeli olur.Romanya donanmasının Karadeniz filosu için burası bir üsdür.Geniş kanal (Tuna-Karadeniz kanalı) Tuna nehrini Karadeniz'de Köstence'ye bağlar. Kötence'de toplu taşıma sistemi Regia Autonoma de Transport in Comun Constanta (RATC) dir.17 otobüs hattı,2 tamvay hattı ve 2 troleybüs hattı vardır.Şehir 2002 başında 130 yeni MAZ ötobüsleri satın aldı,yaşlanan DAC otobüsleri yerine .Şimdi otobüs filosunun % 90 ı yenidir.Otobüsler parlak renklerde pembe,sarı ve yeşil boyalıdır.

Görülmesi Gereken Yerler

Mamaia: Köstence'ye 5 kilometre mesafedeki turizm merkezi Mamaia, bölgenin en eski, en renkli ve en hareketli tatil beldesi. Kent, restoranlar, plajlar, barlar ve kahvelerle bezeli. Karadeniz'e sahili olan Mamaia'nın diğer tarafından bulunan Siutghiol Gölü burayı bir yarımadaya dönüştürüyor. Sahilin hemen gerisinde irili ufaklı 60'tan fazla otel, restoran, gece kulübü, bar yan yana dizilmiş. Kentin neredeyse tüm eğlence mekanları burada bulunuyor

Sörf, yatçılık, su kayağı gibi su sporlarının yapıldığı beldede öne çıkan plajlar Neptun ve Costinesti.

Tuna Deltası: UNESCO'nun çabalarıyla 1990 yılında biyosfer rezervasyonu ilan edilen Tuna Deltası, Köstence'ye sadece 1.5 saatlik bir yolculuk mesafesinde bulunuyor. Kıyılarında tilki, vizon, yaban kedisi, ayı, kurt gibi hayvanların yaşadığı delta, özellikle bölgeye özgü kuş ve balık türleriyle ilgi çekiyor. Deltada 3400'den fazla tür hayvan yaşıyor.

Sahil boyunca irili ufaklı göletlerdeki çamur şifalı kabul ediliyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren buraya gelenler vücutlarını çamura buluyorlar.

Doğal Tarih ve Arkeoloji Müzesi: Müze, Yunan ve Roma medeniyetlerinin izlerini bünyesinde barındırıyor. Müze ziyaretçileri burada İki Yüzlü Nemesis, Fortuna ve Pontus, Fantastik Yılan Glykon heykellerini görebilir. Bu müzenin bitişiğinde M.S. 4 ve 7. yüzyıllar arasında kentin ticari merkezinin yer aldığı bölgedeki mozaikler sergileniyor.

Eski Kumarhane (Cazinoul): Limanda bulunan, Art Nouveau stilindeki yapının açılış tarihi 1911'e dayanıyor. Kumarhane, mimarlar Petre Antonescu ve Daniel Renard'ın ortak eseri. Görkemli mekan, çiftlerin ve ailelerin güneş batımını keyifle izlemek için gittiği noktaların başında geliyor.

Ovidius Meydanı ve Heykeli:
Aşkın, özlemin, sürgünün şairi Romalı Publius Ovidius Naso, ünlü şiiri Trista'yı, Köstence'deki sürgünü sırasında yazdı. "Aşk sanatı" adlı öğretici yapıtıyla zinayı teşvik ettiği öne süren şair, Roma İmparatoru Augustus tarafından sürgüne gönderilmişti. Anısı, kendi adını taşıyan meydandaki heykelle yaşatılıyor.

Akvaryum:
1958'de açılan Akvaryum'da, Karadeniz ve Tuna deltasında yaşayan 60 tür balık ile dünyanın en önemli mersinbalığı koleksiyonlarından biri yer alıyor
 

Öğrenci İzlenimleri

Köstence Şehrinde Eğitim Alabileceğiniz Anlaşmalı Okullarımız
Logo Okul Türü Okul Adı Şube Adı Bölge/Eyalet Şehir Adı